Yüreğir’de 2 Bin 977 Metrekarelik Skandal!
Yüreğir Kazım Karabekir Mahallesi’nde devam eden kentsel dönüşüm projesiyle ilgili tartışmalar sürüyor. Kaymakamlık incelemesinde ruhsat işlemleri, müteahhitlik yeterliliği ve yaklaşık 3 bin metrekarelik emsal fazlasına ilişkin tespitler yer alırken, bazı kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmesi dikkat çekti. Hak sahiplerinin ise süreç nedeniyle mağdur olduklarını savunduğu bildirildi.
Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Kazım Karabekir Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları, hak sahiplerinin itirazları ve kamu kurumlarının işlemlerine yönelik iddialarla yeniden gündeme geldi.
Yeni Adliye Binası ve Yüreğir Kültür Merkezi’nin karşısında bulunan bölgede yürütülen proje kapsamında; ruhsat işlemleri, yapılaşma koşulları, müteahhitlik yeterliliği ve hisse devirlerine ilişkin çeşitli tartışmaların yaşandığı belirtiliyor.
Dosyanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri ise Yüreğir Kaymakamlığı tarafından hazırlanan inceleme raporunda yer aldığı belirtilen 2 bin 977,81 metrekarelik emsal fazlası tespiti oldu.
Kaymakamlık incelemesi dosyayı farklı bir noktaya taşıdı
Yüreğir Kaymakamlığı’nın 8 Temmuz 2026 tarihli ve 15 sayılı ön inceleme ve bilirkişi raporunda, Kazım Karabekir Mahallesi 16217 ada 1 parselde gerçekleştirilen yapılaşmaya ilişkin çeşitli tespitlere yer verildiği aktarılıyor.
İnceleme kapsamında, 30 Aralık 2022 tarihinde düzenlenen yapı ruhsatının mevzuata uygunluğu değerlendirilirken, proje büyüklüğü ile kullanılan müteahhitlik belgesinin yeterliliğinin de ele alındığı bildirildi.
Bilirkişi incelemesinde ise projede 2.977,81 metrekare emsal fazlası bulunduğunun tespit edildiği ileri sürüldü.
Bu tespitin, yapılaşma hakkının üzerinde bir alan oluşturulup oluşturulmadığı ve söz konusu durumun taraflara herhangi bir ekonomik avantaj sağlayıp sağlamadığı açısından önem taşıdığı belirtiliyor.
Yaklaşık 9 kamu görevlisi inceleme kapsamında
Kaymakamlık dosyasında yalnızca yapı ve ruhsat konusu değil, işlemlerde görev alan kamu personelinin sorumluluğunun da incelendiği kaydedildi.
İmar ve Şehircilik, Yapı Kontrol, Zabıta ve ruhsat birimlerinde görev yapan bazı personelin işlemleri soruşturma konusu olurken, dönemin müdür vekilleri, mimar ve teknik personelin de aralarında bulunduğu yaklaşık 9 kamu görevlisi hakkında 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma izni talep edildiği/verildiği aktarıldı.
Ancak soruşturma izni verilmesinin, ilgili kişiler açısından kesinleşmiş bir suç veya hukuki sorumluluk anlamına gelmediğinin altı çiziliyor. Nihai durum yapılacak soruşturma ve yargı süreçlerinin ardından netleşecek.
Mühür iddiası da gündemde
Proje çevresindeki tartışmaların bir diğer başlığını ise mühürleme işlemleri oluşturuyor.
İddialara göre, proje alanında daha önce yapılan mühürleme işleminin ardından çalışmaların sürdüğü ve satış ofisinin de gerekli izinler konusunda tartışmalı şekilde faaliyet gösterdiği öne sürüldü.
Bu iddiaların da ilgili kurumların denetimleri ve resmi kayıtları üzerinden açıklığa kavuşturulması bekleniyor.
Hak sahipleri yıllardır itiraz ediyor
Bölgede yaşanan sorunların yeni olmadığı, bazı hak sahiplerinin önceki yıllarda da proje ve yüklenici firma konusunda çeşitli itirazlarda bulunduğu belirtiliyor.
2025 yılında yayımlanan haberlerde, bazı vatandaşların kentsel dönüşüm sürecinde hak kaybı yaşayabilecekleri gerekçesiyle hukuki yollara başvurduğu ve yürütmenin durdurulmasını talep ettiği aktarılmıştı.
Hak sahipleri tarafından dile getirilen iddialar arasında elektrik ve su kesintileri yoluyla tahliye baskısı oluşturulduğu yönündeki şikâyetler de bulunuyor.
Mahkeme kararı tartışmaları daha da büyüttü
Proje ile ilgili hukuki süreçte Adana 1. İdare Mahkemesi’nin 2026/284 Esas sayılı dosyası da gündeme geldi.
Edinilen bilgilere göre mahkemenin yürütmenin durdurulmasına ilişkin değerlendirmesinde; parselasyon işlemleri, hisse devirleri, toplantı tutanakları ve toplantıya katılanlara ilişkin belgeler konusunda çeşitli hukuki tartışmalar ele alındı.
Dosya kapsamında tapu kayıtları ile hisse devirleri ve vekâletnamelere ilişkin belgelerin de ilgili kurumlardan talep edildiği ifade ediliyor.
Mahkeme kararının kapsamı ve uygulanmasına ilişkin süreç ise taraflar açısından önemini koruyor.
Sorumluluk hangi kurumlarda?
Dosyada dikkat çeken bir başka başlık ise sorumluluğun hangi kurumlara ait olduğu.
Bazı değerlendirmelerde belediye birimlerinin işlemleri ön plana çıkarılırken, hak sahipleri ve şikâyetçi tarafların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın da süreçteki rolünün araştırılması gerektiğini savunduğu belirtiliyor.
Özellikle kentsel dönüşüm projelerinde belediyeler dışındaki merkezi kurumların yetki ve sorumluluklarının da incelenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Gözler şimdi kurumlarda
Adliye binasının hemen karşısında bulunan bir bölgede yaşanan bu gelişmeler, kamuoyunda da dikkat çekiyor.
Bir tarafta kentsel dönüşüm ve modern yapılaşma hedefi bulunurken, diğer tarafta hak sahiplerinin mağduriyet iddiaları, ruhsat tartışmaları ve bilirkişi raporuna yansıdığı belirtilen emsal fazlası konusu bulunuyor.
Yaklaşık 3 bin metrekarelik emsal fazlası iddiası, kamu görevlileri hakkında başlatılması istenen soruşturma süreci ve mahkemenin verdiği ileri sürülen yürütmeyi durdurma kararı, Kazım Karabekir Mahallesi’ndeki dönüşüm dosyasının önümüzdeki dönemde de gündemde kalacağını gösteriyor.
Hak sahipleri, sürecin bağımsız bir heyet tarafından incelenmesini ve mahkeme kararlarının eksiksiz uygulanmasını talep ederken, ilgili kurumların konuya ilişkin yapacağı açıklamalar bekleniyor.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın!