GÜNCEL 01 Ekim 2026

Rusya Devlet Başkanı Putin: Avrupa Birliği, ekonomi alanındaki hatalar nedeniyle kendi kendine dağılacak

Rusya lideri Putin, Valday Uluslararası Tartışma Kulübü'nün 23. yıllık toplantısının ana oturumunda konuşma yapıyor.

3 okunma 0 yorum
Rusya Devlet Başkanı Putin: Avrupa Birliği, ekonomi alanındaki hatalar nedeniyle kendi kendine dağılacak

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, tüm dünyanın merakla beklediği Valday Uluslararası Tartışma Kulübü'nün 23. yıllık toplantısındaki konuşmasına başladı.

Rus lider, ‘Geleceğin Sorumluluğu: Olanaklı Olanın Sınırları mı, Sınırsız Olanaklar mı?' başlıklı oturumda katılımcılara hitap ediyor.

'Avrupa'daki durum oldukça tehlikeli'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa'daki ve dünyadaki durumun şu anda oldukça tehlikeli olduğunu söyledi.

Putin konuşmasında şu cümleleri kaydetti:

Bugün Avrupa'da ve dünyada son derece tehlikeli bir durum söz konusu. Artık hiçbir şeyin değiştirilemeyeceği anın herkes için çok hızlı ve beklenmedik bir şekilde gelebileceğinin farkında olmalıyız. Karşılıklı sert tepkilerin giderek tırmanmasının yarattığı mantığın, bizi ölümcül ve geri döndürülemez bir noktaya götürebileceği ortaya çıkabilir.

'Bir devletin gerçek büyüklüğü, çağa ayak uydurma yeteneği olmadan mümkün değildir'

Rusya Devlet Başkanı Putin, bir devletin gerçek büyüklüğünün çağa ayak uydurma, hatta ideal olarak çağın önüne geçme yeteneği olmadan mümkün olmadığını söyledi.

Putin ayrıca, ülkenin sahip olduğu değerleri çoğaltmanın ve onları yeni koşullara yaratıcı biçimde uyarlamanın, ulusal geleneğin bir antikaya dönüşmemesinin en iyi güvencesi olduğunu belirterek, "Bir devletin gerçek büyüklüğü, çağa ayak uydurma yeteneği olmadan mümkün değildir. İdeal olan, onun önüne geçmektir" dedi.

'Batı, Rusya'yı daha da parçalamak için fiilen elinden geleni yaptı'

Putin, Moskova'nın uzun yıllar boyunca ortak bir alanın parçası olmaya çalışmasına rağmen, Batı'nın fiiliyatta Rusya'yı daha da parçalamak ve izole etmek için elinden geleni yaptığını söyledi.

Putin, SSCB'nin dağılmasının ardından Batı'da, Avrupa çapında iş birliği yoluna girme konusunda istekli olmayan güçlerin ağırlık kazandığını belirtti.

Putin konuşmasının bu bölümünde şu cümleleri kaydetti:

Yeni Rusya'nın sözde Batı medeniyetinin bir parçası olma yönündeki, özellikle bunun uzun yıllar süren girişimler olduğunu vurgulamak istiyorum, çabalarına rağmen, fiiliyatta Rusya Federasyonu'nu gerçekten izole etmek ve daha da parçalamak için ellerinden geleni yaptılar.

'Rusya, Ukrayna çatışmasına bilinçli olarak sürüklendi'

Putin, Rusya'nın Ukrayna çatışmasına bilinçli olarak sürüklendiğini söyledi.

Putin, “Rusya'nın, bu açık saldırganlığa karşı silahlı olarak kendisini savunmak zorunda kalacağı bir duruma bilinçli olarak sokulduğuna, bizi bu eşiğe bilinçli olarak getirdiklerine eminim" dedi.

'Sorumlu büyük devletler her zaman rekabet etti ancak birlikte de çalıştı'

Putin, sorumlu büyük devletlerin tarih boyunca bir yandan rekabet ederken diğer yandan birlikte çalıştığını ve istikrarı korumaya çalıştığını söyledi.

Putin konuşmasında, “Sorumlu devletler her zaman şu veya bu şekilde rekabet etti, ancak birlikte de çalıştı. Kendi aralarında ve daha küçük devletlerle ilişkilerinde ilişkiler sistemleri kurdular ve genel olarak, kural olarak, istikrarı korumaya çalıştılar" cümlelerinin altını çizdi.

'Batı'nın dünyadaki etkisi azalıyor, diğer ülkelerin refahı artıyor'

Putin, Batılı ülkelerin dünyadaki gerçek etkisinin azalırken diğer devletlerin refahının ve bağımsızlığının arttığını söyledi.

Putin konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü:

Dünya azınlığı olan sınırlı bir Batılı ülke grubu, orantısız derecede büyük bir etkiye sahip ve yönetme işlevlerini kendisine mal etmeye çalışıyor. Bu devletlerin gerçek etkisi giderek daha bağımsız ve kendine güvenen dünya çoğunluğunun güçlenmesi karşısında azalırken, BM sistemindeki dengesizlikler de giderek daha belirgin hale geliyor.

'Çok kutupluluğa giden yolda risklerin en aza indirilmesi temel görev'

Putin, çok kutupluluğa geçiş sürecinde dünyanın çok sayıda riskle karşı karşıya olduğunu ve bu risklerin en aza indirilmesinin temel görev olduğunu söyledi.

Putin şu cümleleri dile getirdi:

Dünya giderek daha iyiye, daha istikrarlı, demokratik ve özgür, çok kutuplu bir uluslararası düzene doğru değişecek. Ancak böyle bir dünya düzenine giden yolda bizi çeşitli risklerin beklediği de açıktır. Bu nedenle, küresel düzeyden bireysel düzeye kadar her seviyede risklerin en aza indirilmesi bugün temel görevdir.

'Dünyadaki eski hukuk normlarının çoğu bir kenara atıldı, yenileri ise henüz ortaya çıkmadı'

Putin, dünyadaki önceki hukuk normlarının birçoğunun bir kenara atıldığını, ancak yenilerinin henüz ortaya çıkmadığını söyledi.

Putin konuşmasında, “Öncelikle, birçok eski hukuk normunun bir kenara atıldığı, yenilerinin ise henüz ortaya çıkmadığı koşullarda, küresel barış ve güvenliğin tam da şimdi nasıl korunacağı üzerine düşünmek gerekiyor" cümlelerinin altını çizdi.

'Herkes er ya da geç yeni dünya düzeninin ilkeleri konusunda anlaşmak zorunda kalacak'

Putin, Doğu ve Batı'nın, Kuzey ve Güney'in er ya da geç yeni dünya düzeninin oluşum ilkeleri konusunda anlaşmak zorunda kalacağını söyledi.

Putin konuşmasında şu cümlelerin altını çizdi:

Hepimizin, Doğu'nun ve Batı'nın, Kuzey'in ve Güney'in, er ya da geç, insanlığın önümüzdeki on yıllarda ilerlemesini ve gelişmesini sağlayabilecek yeni dünya düzeninin oluşum ilkeleri konusunda anlaşmak zorunda kalacağımıza inanıyorum.

'Rusya'ya saldırılması halinde tüm silahların kullanılması gündeme gelecek'

Putin, Rusya'nın saldırıya uğraması hâlinde ülkesinin elindeki tüm silahların kullanılmasının gündeme geleceğini söyledi.

Putin açıklamasında, “Gündemde kaçınılmaz ve derhal Rusya Federasyonu'nun ülkemizin emrinde bulunan tüm silahları kullanması meselesi ortaya çıkacaktır. Bu mücadelede sahip olduğumuz rekabet üstünlüklerini kullanmak zorunda kalacağız" dedi.

Putin, bu rekabet üstünlüğünün Rusya'nın sahip olduğu bazı silah sistemlerinin başka hiçbir ülkede bulunmaması olduğunu ifade etti.

'Dünya siyasetinde şu anda akla gelebilecek ve gelemeyecek her türlü tabu çiğneniyor'

Rusya Devlet Başkanı Putin, dünya siyasetinde şu anda akla gelebilecek ve gelemeyecek her türlü tabunun çiğnendiğini söyledi.

Putin konuşmasında şu cümleleri kaydetti:

Bazı durumlarda bu durum, tek taraflı avantajlar elde etmeye, dünyadaki karmaşayı daha da derinleştirmeye ve bundan kendi çıkarları doğrultusunda yararlanmaya yönelik saldırgan girişimlere dönüşüyor. Dünya siyaseti bunun örneklerini neredeyse her gün ortaya koyuyor; akla gelebilecek ve gelemeyecek her türlü tabu çiğneniyor.

'Aldatma, safsata ve gerçeklerle alay edilmesi uluslararası hukuku yok ediyor'

Putin sistematik aldatmanın, safsatanın ve gerçeklerle alay edilmesinin uluslararası hukuku yok ettiğini söyledi.

Putin açıklamasını şu cümlelerle sürdürdü:

Yükümlülüklerin sistematik biçimde yerine getirilmemesi, aldatma, iletişimin bir safsataya, her türlü anlamlı konuşmanın propagandaya dönüştürülmesi, gerçeklerle gösterişli biçimde alay edilmesi ve anlık çıkar elde etmek için gerçeklerin çarpıtılması, uluslararası varoluşun temelini bizzat yok ediyor.

'Gerçek şu ki, savaşı Rusya başlatmadı; Rusya'ya karşı savaş başlatıldı'

Putin, savaşı Rusya'nın başlatmadığını, aksine Rusya'ya karşı savaş başlatıldığını söyledi.

Putin konuşmasında, “Gerçek nerede? Gerçek şu ki, savaşı başlatmak isteyen de biz değildik, savaşı başlatan da biz değildik; bizimle savaşmaya başladılar" dedi.

'Çatışmalar 20. yüzyıl siyasetçilerinin değişime hazırlıksızlığının ürünü'

Putin, günümüzdeki çatışmaların büyük ölçüde 20. yüzyılın sonlarında Batı ve Doğu'daki siyasetçilerin yaşanan büyük değişim dönemini ciddi ve kapsamlı biçimde ele almaya hazır olmamalarından kaynaklandığını söyledi.

Putin konuşmasında şu cümlelerin altını çizdi:

Günümüzdeki çatışmalar ve sarsıntılar büyük ölçüde, 20. yüzyılın sonundaki siyasetçilerin hem Doğu'da hem de Batı'da meydana gelen büyük çaplı değişimler çağını ciddi ve kapsamlı biçimde ele alma konusundaki isteksizliklerinin, hazırlıksızlıklarının veya yetersizliklerinin ürünüdür.

'Hiçbir şeyin değiştirilemeyeceği an çok hızlı gelebilir'

Putin, artık hiçbir şeyin değiştirilemeyeceği bir anın herkes için çok hızlı ve beklenmedik biçimde gelebileceğini söyledi.

Putin şu cümleleri dile getirdi:

Artık hiçbir şeyin değiştirilemeyeceği anın herkes için çok hızlı ve beklenmedik bir şekilde gelebileceğinin farkında olmalıyız. Karşılıklı sert tepkilerin giderek tırmanmasının yarattığı mantığın bizi ölümcül ve geri döndürülemez bir noktaya götüreceği ortaya çıkabilir.

'Uluslararası sistem er ya da geç istikrarlı bir dengeye ulaşacak'

Putin, uluslararası sistemin er ya da geç istikrarlı bir denge durumuna ulaşacağını söyledi.

Putin, “Er ya da geç uluslararası durum ve sistem bir tür istikrarlı denge durumuna ulaşacaktır. Kuşkusuz bu, karşılıklı uzlaşmaları ve birbirimize doğru adım atmayı gerektiren karmaşık, çok faktörlü ve çok katmanlı bir süreçtir" dedi.

'Çok kutuplu dünyanın oluşması kaçınılmaz'

Putin, çok kutuplu bir dünya düzeninin oluşmasının kaçınılmaz olduğunu, ancak ülkelerin henüz geleceğin hatlarını belirlemeye çalıştığını söyledi.

Putin konuşmasında şu cümleleri kaydetti:

Yeni dünya düzeninin temel biçimini alması kaçınılmazdır. Bunun öngörülebilir tarihsel perspektif içinde gerçekleşmesini umalım. Ancak şu anda her şey fazlasıyla hızlı ve kendiliğinden gerçekleşiyor. Biz yalnızca geleceğin hatlarını belirliyor, onları yokluyoruz. Fakat bu, ellerimizi kavuşturup bundan sonra ne olacağını beklememiz gerektiği anlamına gelmiyor.

Putin, Çehov'un 'duvardaki tüfek' ilkesini hatırlattı

Putin, nükleer silahlardan söz ederken Çehov'un tiyatrodaki 'duvarda asılı tüfek' örneğini hatırlatarak bu silahların kullanılmasına yol açabilecek bir gelişmenin önlenmesi gerektiğini söyledi.

Putin, askeri çatışmaların tırmanmasının ve yaptırımların yeni bir uygulama olmadığını ancak bunların hiçbir zaman tek taraflı olmadığını belirtti. Bir tarafın kışkırtıcı adımlarına diğer tarafın karşılık verdiğini ve bunun giderek büyüyen bir sarmala dönüştüğünü söyledi.

Putin konuşmasının bu bölümünde şu cümleleri kaydetti:

Tırmanmanın temelinde kibir ve aşırı özgüven var. Bu, uçurumun kenarına giden bir yoldur. Hele bugün, dünyanın önde gelen devletlerinin cephaneliklerinde tüm canlıları yok edebilecek veya en azından dünyayı felaket boyutunda bir duruma sürükleyebilecek silahlar varken.

Putin, bu silahların hiçbir zaman kullanılmayacağından emin olunup olunamayacağını belirterek, “Tiyatronun başında sahnede duvarda asılı bir tüfek varsa, sonunda mutlaka ateş etmesi gerektiğine ilişkin meşhur sözü hepimiz biliyoruz. Bunu aklımızda tutmalıyız” dedi.

'Batı, dünya çoğunluğunu oluşturan ülkelerle çalışmayı öğrenmek zorunda kalacak'

Putin, Batı'nın dünya çoğunluğunu oluşturan ülkelerle iş birliği yapmayı öğrenmek zorunda kalacağını söyledi.

Putin şu cümleleri kaydetti:

Eski hegemon, çok kutuplu dünyanın gerçeklerini kaçınılmaz olarak kabul etmek zorunda kalacak. Bu kaçınılmazdır. Dünya ekonomisinin gelişim eğilimlerine bakın. Dünya çoğunluğunu oluşturan ülkelerle, onların temel çıkarlarına saygı temelinde iş birliği yapmayı öğrenmek gerekecek. Elbette bu hızlı bir şekilde gerçekleşmeyecek.

'SSCB'nin dağılması on milyonlarca insan için gerçek bir trajediydi'

Putin, SSCB'nin dağılmasının bir anda kendilerini başka ülkelerde bulmuş on milyonlarca insan için gerçek bir trajedi olduğunu söyledi.

Putin konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü:

Rusya köklü dönüşümlerin ağır bir yolundan geçti ve bu süreç devam ediyor. 35 yıl önce, on milyonlarca insan için gerçek bir trajediye dönüşen bir devlet yapısının çöküşünü yaşadık. Bu insanlar bir gecede kendilerini başka ülkelerde buldular ve bu durum onların ve çocuklarının kaderini değiştirdi.

'Avrasya'nın nasıl şekilleneceği dünya sahnesinde birçok şeyi belirleyecek'

Putin, Avrasya'nın nasıl şekilleneceğinin uluslararası arenadaki gelişmeler açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Putin, “Avrasya'yı nasıl şekillendirebileceğimiz, bütün büyük uluslararası arenada pek çok şeyi belirleyecek" dedi.

'NATO, ittifakı doğuya doğru genişletmeme sözünü hiçe saydı'

Putin, NATO'nun doğuya doğru genişlememe yönündeki sözünü hiçe saydığını söyledi.

Putin konuşmasında şu cümlelerin altını çizdi:

NATO'nun doğuya doğru ilerlemeyeceği söylenmişti. Hemen ardından bizi kandırdılar; beş ya da altı genişleme dalgası oldu. Önce Sovyetler Birliği, ardından Rusya sürekli olarak ‘Hayır, buna gerek yok. Anlaşmıştık’ dedi. Hiç umursamadılar, kendi uygun gördükleri şeyi yaptılar.

'SSCB'nin dağılması dünyadaki güç dengesini bozdu ve Batı bundan yararlandı'

Putin, SSCB'nin dağılmasının dünyadaki güç dengesini bozduğunu ve Batı'nın bundan yararlanarak kuralları kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmeye çalıştığını söyledi.

Rus lider açıklamalarında şu cümleleri kaydetti:

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra oluşan sistem, galip ülkeler arasındaki güç dengesine dayanıyordu. Daha sonra Sovyetler Birliği dağıldı ve bu denge bozuldu. Batılı ülkeler de kendi aralarında ‘Sovyetler Birliği artık yokken, Sovyetler Birliği ile birlikte imzalanmış bu kurallara neden uyalım? Artık kuralları kendimize göre, istediğimiz gibi, kendi çıkarlarımızı elde etmek amacıyla yapacağız’ diye düşündüler.

'SSCB'nin dağılmasından sonra Batı'da Rusya ile mücadele etmek isteyen güçler üstün geldi'

Putin, SSCB'nin dağılmasından sonra Batı'da Rusya ile mücadeleyi sürdürmek isteyen güçlerin üstün geldiğini söyledi.

Putin, İkinci Dünya Savaşı sonrasında galip ülkeler arasında oluşan sistemin bir dengeye dayandığını, SSCB'nin dağılmasıyla bu dengenin bozulduğunu belirterek, “Batı'da Rusya ile sonuna kadar mücadele eden güçler üstün geldi" dedi.

'Dünyada ortak kuralların bulunmaması, bazılarının kendi kurallarını dayatmaya çalışmasına yol açıyor'

Putin, dünyada genel kabul görmüş kuralların bulunmamasının bazı ülkelerin kendi kurallarını saldırgan biçimde dayatmaya çalışmasına yol açtığını söyledi.

Putin konuşmasını şu cümleler ile sürdürdü:

Genel kabul görmüş kuralların bulunmaması, eşit ve bölünmez güvenlik ilkesinin anlaşılmaması veya bu ilkenin ortadan kaldırılması, çoğu zaman bencil davranışlara itiyor; bazı durumlarda ise bu, tek taraflı avantajlar elde etmeye, karmaşayı daha da derinleştirmeye ve bundan kendi çıkarları doğrultusunda yararlanmaya yönelik saldırgan girişimlere dönüşüyor.

'Rusya kimseyi tehdit etmiyor'

Putin, Rusya'nın kimseyi tehdit etmediğini söyledi.

Putin konuşmasında, “Biz kimseyi tehdit etmiyoruz. Sadece kendimizi koruma araçlarımızın çok da fazla olmadığını söylüyoruz" dedi.

'Kaliningrad'ın savunulmasına ilişkin Dışişleri açıklaması Rusya'yı korkutma girişimine verilmiş bir yanıttır'

Putin, Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın Kaliningrad bölgesinin savunulabileceğine ilişkin açıklamasının bir tehdit değil, Moskova'yı korkutma girişimine verilmiş bir yanıt olduğunu söyledi.

Putin bu konuda, "Biz kimseyi korkutmuyoruz. Az önce sözünü ettiğiniz şey, Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması ve bazı ülkelere gönderdiği mektuplar, bir korkutma değil, bizi korkutma girişimine verilmiş bir yanıttır" cümlelerinin altını çizdi.

'Rusya'nın sahip olduğu bu tür silahlar başka hiçbir ülkede yok'

Putin, Rusya'nın sahip olduğu bazı silahların başka hiçbir ülkede bulunmadığını söyledi.

Putin konuşmasında, “Bugün Rusya'nın sahip olduğu bu tür imha araçlarına başka hiçbir ülkede rastlanmıyor. Bu bizim rekabet üstünlüğümüzdür" dedi.

'AB, kendi vatandaşlarını Rusya ile çatışmanın tehlikeli eşiğine sürüklüyor'

Putin, Avrupa'nın siyasi liderliğinin vatandaşlarını Rusya ile çatışmanın tehlikeli eşiğine doğru sürüklediğini söyledi.

Avrupa'da 'Rusya tehdidi' söyleminin kullanılmasının amacının, vatandaşların dikkatini kendi politikalarından uzaklaştırmak olduğuna işaret eden Putin, "Kendi vatandaşlarının dikkatini, Rusya'ya karşı kendilerinin yürüttüğü saldırgan politikadan uzaklaştırmak için. Vatandaşlarını Rusya ile çatışmanın tehlikeli eşiğine çekmek, sürüklemek için" dedi.

'Bazı ülkelerin Rusya ile başkalarının eliyle savaşmaya çalışması tehdittir'

Putin, bazı ülkelerin Rusya ile başka aktörlerin eliyle savaşmaya çalışmasının bir tehdit olduğunu söyledi.

Putin konuşmasında şu cümleleri kaydetti:

Birileri bizimle başkalarının eliyle savaşmak istediğinde, bu durumda kendi insanlarını kurşunların önüne atan Ukrayna rejiminin eliyle, işte birileri bizimle başkalarının eliyle savaşmaya başladığında, bu elbette bir tehdittir. Bu, anlamamız, değerlendirmemiz ve dikkate almamız gereken bir tehdittir.”

Putin, dünyayı nükleer savaştan kurtaran füze subayı Stanislav Petrov'un kahramanlığını hatırlattı

Putin, yapay zekanın bağımsız biçimde bilgi analiz edip karar verebilme kapasitesinden söz ederken, uyarı sisteminin verdiği yanlış sinyale zamanında şüpheyle yaklaşarak olası bir nükleer savaşı önleyen Sovyet füze subayı Yarbay Stanislav Petrov'u örnek gösterdi.

Putin, yapay zekanın bazı durumlarda kendi 'uygunluk' değerlendirmesine dayanarak kararlar almaya başladığını belirterek insanların makinelerle bilgi işleme hızı bakımından yarışamayacağını, ancak insanın sezgiye ve açıkça görülmeyen durumlarda karar verme yeteneğine sahip olduğunu söyledi.

Putin konuşmasının bu bölümünde şu cümlelerin altını çizdi:

Eylül 1983. Füze subayı Yarbay Stanislav Petrov görev başındaydı ve füze saldırısı uyarı sisteminden bir sinyal aldı. Bizde de ABD'de de bu tür sistemler oluşturulmuş ve uzun zamandır çalışıyor. Sistem, beş Amerikan kıtalararası balistik füzesinin fırlatıldığını tespit etti. Herhangi bir algoritma bunu misilleme amaçlı karşı saldırı için kesin bir neden olarak değerlendirebilirdi. Ancak deneyimli subay sinyalin doğruluğundan şüphe etti.

Putin, Petrov'un sistemde bir arıza olduğundan şüphelendiğini ve haklı çıktığını belirterek, “Onun yerinde yapay zeka olsaydı, her şey tamamen farklı gelişebilirdi. Bana göre bu, son derece ikna edici bir örnek" dedi.

'Rusya'nın Avrupa ülkelerine kıyasla elinde avantajları bulunuyor'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya'nın Avrupa ülkelerine kıyasla kendisini koruma konusunda rekabet avantajlarına sahip olduğunu söyledi.

Putin konuşmasında şu cümlelerin altını çizdi:

Bu mücadelede sahip olduğumuz rekabet avantajlarını kullanmak zorunda kalacağız. Bunlar neler? Mesele şu ki, kendimizi savunma araçları bakımından bu rekabet avantajlarına sahibiz. Evet, elbette Fransa ve Birleşik Krallık nükleer güçler; bunun tamamen farkındayız ve bunu dikkate alıyoruz. Ancak bugün Rusya'nın sahip olduğu imha araçlarının benzeri başka hiçbir ülkede yok ve bu bizim rekabet avantajımızdır.

Putin Rusya'nın kimseyi tehdit etmediğini, ancak saldırganlıkla karşı karşıya kalması halinde yanıt vermek zorunda kalacağını da ekledi.

'İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun Rusya'ya götürülmesine ilişkin teklif hala masada'

Putin, Moskova'nın İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun Rusya'ya götürülmesine ilişkin teklifinin hala geçerli olduğunu söyledi.

Putin konuşmasını şu cümleler ile sürdürdü:

İran'ın nükleer programına gelince, bizim tutumumuz da iyi biliniyor; burada gizli hiçbir şey yok. Önceki krizin çözümünde çok ciddi ve önemli bir rol oynadık. O dönemde bir karar da alınmıştı. Zenginleştirilmiş uranyumun bir bölümünün Rusya topraklarına çıkarılmasını önermiştik. Ve bütün bunlar işe yaradı. Bu teklif bugün de masada.

Putin sürece dahil olan tüm tarafların bunun mevcut gerilimi azaltacağı sonucuna varması hâlinde Rusya'nın uranyumu ülkesine götürmeye hazır olduğunu söyledi.

'Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasını umuyoruz'

Rusya Devlet Başkanı Putin, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasını umduğunu söyledi.

Putin açıklamasında, “Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasını umuyoruz" dedi.

'Ukrayna'da yaşananlar da Kolektif Batı'nın Rusya'ya karşı saldırganlığıdır'

Putin, Ukrayna'da yaşanan olayların kolektif Batı'nın Rusya'ya yönelik saldırganlığı olduğunu, bunun Kiev yönetimi aracılığıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

Putin konuşmasında şu cümlelerin altını çizdi:

Bir kez daha vurgulamak istiyorum: Ukrayna'da yaşananlar da kolektif Batı'nın Rusya'ya karşı saldırganlığıdır. Yalnızca bu saldırganlık Ukrayna'daki milliyetçi rejimin eliyle gerçekleştirilmektedir.

'Rusya'nın dizel yakıtı yeterli ancak yaptırımlar nedeniyle dünya piyasalarına ulaşmayacak'

Putin, Rusya'nın yeterli miktarda dizel yakıta sahip olduğunu, ancak yaptırımlar nedeniyle bunun dünya piyasalarına ulaşamayacağını söyledi.

Putin konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü:

Bizim zaten yeterince ‘dizelimiz’ var, ancak dünya piyasalarına ulaşmayacak; çünkü petrolümüz ve petrol ürünlerimize yönelik yasaklar ve yaptırımlar yürürlükte, sigortaya yönelik yaptırımlar var, navlun maliyetleri yükseliyor. Yaptırımlar devam ederken bizim dizelimiz dünya piyasasına nasıl ulaşacak? Hiçbir şekilde.

Putin, Rusya'nın Karadeniz'deki askeri gemilere yönelik saldırılarını değerlendirdi

Putin, Rusya'nın Karadeniz'de askeri gemilere veya askeri malzeme taşıyan gemilere saldırılar düzenlediğini ve neredeyse hiç hata yapmadığını söyledi.

Putin konuşmasında şu cümleleri dile getirdi:

Bunu daha önce de söyledim ama burada bir kez daha tekrarlayacağım. Evet, Karadeniz'de çatışmalar yaşanıyor ve biz askeri gemilere veya askeri malzeme taşıyan gemilere saldırılar düzenledik. Ve neredeyse hiçbir zaman hata yapmadık. Çünkü bir yere isabet ettiğimizde ikincil patlamalar meydana geliyordu. Bu, patlamanın gerçekleştiği, yani orada askeri yük bulunduğu anlamına geliyordu.

'Rusya’nın Avrupa ile ilişkileri yeniden başlatmak için ön koşulu yok'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa ülkeleriyle ilişkilerin yeniden başlatılması ve yeniden tesis edilmesi için herhangi bir ön koşul öne sürmediklerini dile getirdi.

Putin, “Genel olarak Avrupa ile ya da herhangi bir Avrupa ülkesiyle ilişkilerin yeniden başlatılması ve yeniden tesis edilmesi için bizim hiçbir ön koşulumuz yok” dedi.

'AB’nin diyaloğu yeniden başlatmak istemesi halinde ön koşulları olmamalı'

Rusya Devlet Başkanı Putin, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya ile diyaloğu yeniden başlatmak istemesi halinde herhangi bir ön koşul öne sürmemesi gerektiğini söyledi.

Putin, Rusya’nın, AB’nin istemesi halinde AB ile de, tek tek Avrupa ülkeleriyle de ön koşulsuz diyaloğa başlamaya hazır olduğunu belirterek, "Ancak onların tarafından da herhangi bir ön koşul söz konusu olamaz” diye vurguladı.

'Batı, yeni bir Demir Perde indirmeye çalışıyor'

Putin konuşmasında, yeni bir 'Demir Perde' indirmeye çalışan tarafın Rusya değil, Batı toplumu olduğu vurguladı.

Putin, “Yeni Demir Perde meselesine gelince, bunu yapan biz değiliz. Şu anda bu perdeyi indirmeye çalışan Batı toplumu. Bunu yapan onlar” dedi.

'Avrupa Birliği kendi kendine dağılacak'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa Birliği ülkelerinin kendi ekonomilerini olumsuz etkileyen hataları sürdürmeleri nedeniyle 'kendi kendilerine dağılabileceklerini' söyledi.

Moderatörün, “Belki bu ülkeleri dağıtalım ki tek tek ülkelerle ilişkiler kurmak daha kolay olsun?” sorusuna yanıt veren Putin, “Gerek yok, onlar zaten kendi kendilerine dağılacaklar” diye yanıt verdi.

Putin ayrıca Batılı ülkelerin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bütün sorunların ekonomiyle başladığına dikkat çekti.

Rus lider şöyle konuştu:

Genel olarak Avrupa ülkelerinde ortaya çıkan ekonomik sorunların farkındayız. Burada herhangi bir şey söylemek ya da eleştirmek istemiyoruz; ilişkilerin nasıl yürütüleceğine karar vermek bu ülkelerin, Avrupa’nın kendisinin ve Avrupa Birliği Komisyonu’nun meselesidir. Bize göre birçok şey hatalarla yapıldı ve hala da yapılmaya devam ediyor. Bunlar büyük hatalar ve tüm Avrupa ülkelerinin ekonomileri açısından olumsuz sonuçlar doğuruyor. Bu bir gerçek. Sorunlar artıyor, giderek daha fazla birikiyor.

'BRICS’in dünya ekonomisindeki payı sürekli artıyor'

Rusya Devlet Başkanı Putin, BRICS’in dünya ekonomisindeki payının sürekli arttığını söyledi.

Putin, Valday Uluslararası Tartışma Kulübü’nün 23. yıllık toplantısının genel oturumunda, “BRICS’in dünya ekonomisindeki payı sürekli artıyor. Bu her yıl gerçekleşiyor, bunu görüyoruz. Bu zaten istatistiklerle ortaya konuyor” dedi.

'BRICS, gelecekteki dünya düzeninin inşası için bir model olabilir'

Rusya Devlet Başkanı Putin, BRICS’in gelecekteki dünya düzeninin inşası için bir model teşkil edebileceğini söyledi.

Putin, “BRICS gibi bir örgüt, kuşkusuz gelecekteki dünya düzeninin inşası için bir model olabilir” dedi.

'Rusya, stratejik istikrar konusunda ABD ile diyaloğu yeniden başlatmaya hazır'

Rusya Devlet Başkanı Putin, Rusya’nın ABD ile stratejik istikrar konusundaki diyaloğu yarın bile yeniden başlatmaya hazır olduğunu söyledi.

Putin, Valday Uluslararası Tartışma Kulübü’nün 23. yıllık toplantısının genel oturumunda, “ABD’nin mevcut yönetimi bunu yapmak isterse, bu diyaloğu yarın bile yeniden başlatmaya hazırız” dedi.

'Çok kutupluluk ve çeşitlilik üzerine Avrasya Şartı için çalışmalar başladı'

Rusya Devlet Başkanı Putin, Çok Kutupluluk ve Çeşitlilik Üzerine Avrasya Şartı için pratik çalışmaların başladığını söyledi.

Putin, “Geçtiğimiz hafta, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve diğer ortaklarımızın dışişleri bakanlarının gerçekleştirdiği toplantıda, bu temel belge üzerinde pratik çalışmalara başlanmasının önü açıldı” dedi.

Putin, Avrasya’nın değerlerinden birinin, büyük ölçüde kendi kendine yeterli olması ve her türlü sorunu çözebilecek kapasiteye sahip bulunması olduğunu belirterek, Avrasya uluslar topluluğunun ihtiyaç duyduğu tek şeyin 'bölünmez güvenlik, askeri tehditlerin bulunmaması ve kalıcı barış' olduğunu vurguladı.

Avrasya’da yer alan kültürel ve medeniyet topluluklarının, yüzyıllar boyunca tarihin en zorlu dönemlerinde dahi birbirleriyle etkileşim içinde olma deneyimine sahip olduğunu vurgulayan Putin, şu cümleleri kaydetti:

Avrasya, kültürlerin, yaklaşımların ve çıkarların farklılık gösterdiği koşullarda uluslararası ilişkilerin bir prototipi hâline gelebilir. Bu durumda farklılıklar bir engel olmaktan çıkarak sürdürülebilir ve dengeli bir ortaklık kurulması açısından bir avantaja dönüşür.

'Rusya’nın Filistin-İsrail çatışmasına ilişkin tutumu konjonktürel gelişmelere bağlı değil'

Rusya Devlet Başkanı Putin, Rusya’nın Filistin-İsrail çatışmasının çözümüne ilişkin tutumunun güncel konjonktürel değerlendirmelere göre değişmediğini belirterek, çözümün temelini tam teşekküllü bir Filistin devletinin kurulmasının oluşturması gerektiğini söyledi.

Putin, Valday Uluslararası Tartışma Kulübü’nün 23. yıllık toplantısının genel oturumunda şunları söyledi:

Rusya’nın Filistin meselesine ilişkin tutumu iyi biliniyor. Bu tutum, herhangi bir güncel konjonktürel değerlendirmeye bağlı değil. Esas itibarıyla Filistin meselesi, uzun vadeli bir çözümden söz ediyorsak, daha önce kabul edilmiş tüm Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul kararlarına dayanmalıdır. Bu çözümün temel taşı ve dayanağı ise tam teşekküllü bir Filistin devletinin kurulması olmalıdır.

'NATO’nun Yugoslavya operasyonunun ardından dünyada güç kullanarak konuşma dönemi başladı'

Rusya Devlet Başkanı Putin, NATO’nun Yugoslavya’ya yönelik askeri operasyonunun ardından dünyada meselelerin güç kullanma perspektifinden ele alınmaya başlandığını söyledi.

Putin konuşmasında, “Bundan sonraki her adım, ister askeri, ister ekonomik, ister finansal olsun, bir tür güç baskısıdır. Bunların hepsi güç kullanarak konuşmak anlamına geliyor” dedi.

'Batı’da Ukrayna’daki iktidar değişikliğinin nedenine ‘böyle oldu’ deniliyordu'

Rusya Devlet Başkanı Putin, Avrupa’daki bazı meslektaşlarına Ukrayna’daki iktidar değişikliğinin nedenlerini sorduğunu ve karşılığında 'böyle oldu' yanıtını aldığını anlattı.

Putin şöyle konuştu:

Daha sonra Avrupa’daki bazı meslektaşlarıma sorduğumda, ‘Bunu neden yaptınız? Çünkü Yanukoviç’in bir sonraki seçimlerde, hele ki erken seçimlerde iktidarını kaybedeceği zaten açıktı. Değil mi?’ Evet. ‘Peki bunu neden yaptınız?’ ‘Böyle oldu’ dediler.

'Dünya iki kutuplu olamaz'

Rusya Devlet Başkanı Putin, dünyanın çok kutuplu olması gerektiğini ve iki kutuplu olamayacağını söyledi.

Putin, “Çok kutuplu dünyayı nasıl gördüğümüze gelince, bu dünya iki kutuplu, üç kutuplu veya dört kutuplu olamaz. Çeşitlilik içeren, tam anlamıyla çok kutuplu bir dünya olmalıdır” diye vurguladı.

Putin'in konuşmasından öne çıkanlar:

Dünyadaki herkesin, Doğu ve Batı’nın, Kuzey ve Güney’in, er ya da geç yeni dünya düzeninin ilkeleri konusunda anlaşması gerekecekDünya sahnesindeki eğilimler, küresel barış ve güvenliğin nasıl korunacağını düşünmeye sevk ediyorDünyada önceki hukuk normlarının birçoğu bir kenara atıldı ancak yenileri henüz ortaya çıkmış değilDünyanın ortak geleceğimize dair sorumluluğu, yalnızca soyut bir slogandan ibaret değildirHalihazırda gerçekleşen ve henüz gerçekleşecek olan değişimlerin boyutu muazzamdırİnsanlar ortaya çıkan risklerin farkına varmalı ve bunlara hazırlıklı olmalı

'Batı hegemonyasının sona ermesiyle birlikte dünyadaki durum daha iyi yönde değişecek'

Batı hegemonyasından uzaklaştıkça, uzun vadede küresel durumun kademeli olarak iyileşeceğine, daha istikrarlı, demokratik ve özgür, çok kutuplu bir uluslararası düzene doğru evrileceğine inancımız tamdır.

Çok kutupluluğa giden yolda dünyayı çok sayıda risk bekliyor; bu risklerin en aza indirilmesi temel görevdirYakın gelecekte uluslararası çatışmaların devam etmesi oldukça muhtemel
Dünyada halihazırda meydana gelen ve yaklaşan değişimlerin ölçeği son derece büyükTüm alanlarda yaşanan değişimler, niteliksel bir dönüşüm için koşullar oluşturuyorBatı’nın dünyadaki etkisi azalırken, diğer ülkelerin refahı giderek artıyorDünyadaki durum, demokratik bir yapılanma yönünde değişecek

'Batılı ülkelerin etkisi, BM’de dengesizliğe yol açıyor'

Sınırlı sayıda Batılı ülke orantısız derecede büyük bir nüfuz uyguluyor, küresel ölçekte açıkça bir azınlığı temsil etmelerine rağmen, yönetişim işlevlerini kendi tekellerine almaya çalışıyor. Ancak, giderek daha bağımsız ve özgüvenli bir küresel çoğunluk karşısında bu devletlerin fiili nüfuzu zayıflarken, BM yapısı içindeki dengesizlikler giderek daha belirgin hale geliyor.

Bazı kuruluşlar, bir grup ülkenin çıkarları uğruna riskleri tetikliyorAldatma, safsata ve gerçeklerle alay edilmesi, uluslararası hukuku yok ediyor

'Dünya siyasetinde şu anda akla gelebilecek ve gelemeyecek her türlü tabu çiğneniyor'

Bazı durumlarda bu durum, tek taraflı avantajlar elde etmeye, küresel çalkantıyı derinleştirmeye ve bunu kendi çıkarları doğrultusunda istismar etmeye yönelik saldırgan girişimlere kadar tırmanıyor. Akla gelebilecek ve hatta gelmeyecek her türlü tabunun ihlal edildiği küresel siyasette, buna dair örneklerle neredeyse her gün karşılaşılıyor.

Eski hegemon güçler kaçınılmaz olarak çok kutuplu bir dünyanın gerçeklerini kabul etmek zorunda kalacaklarBir devletin gerçek büyüklüğü, çağa ayak uydurma yeteneği olmadan mümkün değildir

'NATO, ittifakı doğuya doğru genişletmeme yönündeki sözünü hiçe saydı'

NATO'nun doğuya doğru genişlemeyeceğini söylediler. Hemen sözlerinden döndüler, beş veya altı genişleme dalgası yaşandı. Sovyetler Birliği ve daha sonra Rusya sürekli olarak, "Hayır, bunu yapmayın. Bir anlaşmamız vardı" diyordu. Hiç aldırış etmediler, gerekli gören şeyi yaptılar.

Batı, dünya çoğunluğunu oluşturan ülkelerle iş birliği yapmayı öğrenmek zorunda kalacakDünyada ortak kuralların bulunmaması nedeniyle bazıları kendi kurallarını dayatmaya çalışıyor

'SSCB'nin çöküşü küresel güç dengesini bozdu ve Batı, dünya kurallarını kendi çıkarlarına göre şekillendirme kararı aldı'

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından ortaya çıkan sistem, galip devletler arasındaki güç dengesine dayanıyordu. Daha sonra Sovyetler Birliği dağıldı ve bu denge çöktü. Bunun üzerine Batılı devletler: "Sovyetler Birliği artık var olmadığına göre, neden onunla birlikte imza atılmış olan kurallara uymak zorunda kalalım? Bundan böyle, kendi çıkarlarımızı ilerletmek amacıyla kuralları nasıl uygun görüyorsak, kendimize göre şekillendireceğiz" diye düşündü.

'Batı, dünya genelindeki teröristleri kınarken Kafkasya'dakilere karşı ise durumdan habersizmiş gibi davranarak göz yumdu'

Kafkasya'da ayrılıkçılığa destek verildi. Sonuçta teröristler, yani IŞİD mensupları orada savaşıyordu ve herkes bunu biliyordu. Dünyanın diğer bölgelerinde işledikleri vahşeti herkes kınıyordu, ancak Rusya'da buna müsaade ediliyordu.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın!