Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında ikinci dalga operasyon: Dönemin kaymakamı ve savcılar hakkında gözaltı kararı verildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili ikinci dalga operasyonun gerçekleştiğini ve 47 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını duyurdu.
Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili soruşturmada ikinci dalga operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda 33 kişi gözaltına alındı. Hakkında adli işlem başlatılanlar arasında soruşturmayı farklı yöne sevk etmeye çalıştığı belirlenen eski savcılar, gizli tanıklar, kolluk görevlileri, sivil şahıslar ile dönemin Göksun Kaymakamı C.D'nin de yer aldığı öğrenildi. Arama kurtarma ekibine zamanında 'kalk emri' vermeyen emekli albay A.G.'nin yanı sıra FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığındaki eylemleri nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan eski binbaşı T.G. de gözaltına kararı verilen isimler arasında yer aldı.
Dönemin Göksun Kaymakamı da var
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamındaki ikinci dalga operasyonda haklarında gözaltı kararı verilen 47 şüpheli arasında, bazıları Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında daha önce işlem yapılmış arama ve kurtarma görevini ihmal edenler ile başlatılan soruşturmayı farklı yöne sevk etmeye çalışan eski savcılar, gizli tanıklar ile dönemin Göksun Kaymakamı ile örgütün mahrem imamlarının da yer aldığı ortaya çıktı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009'da meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yapılan ikinci dalga operasyonda 47 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerden 33'ü gözaltına alınırken 10 şüphelinin cezaevinde olduğu, 4'ünün ise firari olduğu tespit edildi. Operasyon Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Adıyaman, Elazığ, Kahramanmaraş, Bursa, Kayseri, Gümüşhane, Bolu, Erzurum, Van, Tokat, Bilecik ve Mersin olmak üzere 16 ilde gerçekleştirildi, şüphelilere ait 45 adreste, ikamet ve iş yerlerinde arama ve el koyma işlemleri yapıldı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda 7 tabanca, 10 şarjör, 1990 farklı çaplarda fişek ve çok sayıda belge ele geçirildi.
Arama kurtarma ekibine zamanında kalk emri vermediği anlaşılan emekli albay da gözaltında
Bu kişiler arasında, olay tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığında Arama Kurtarma Şube Müdür Vekili olarak görev yapan ve Merzifon'da bulunan Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait arama kurtarma ekibine zamanında kalk emri vermediği anlaşılan emekli albay A.G. de yer aldı.
Dönemin Kayseri İstihbarat Şube Müdürü A.O.D'nin de helikopter enkazına ulaşıldığı ve Yazıcıoğlu'nun sağ bulunduğuna dair asılsız bilgi notunu basın yayın organları vasıtasıyla yayılmasına sebep olduğu tespit edildi.
Hakkında adli işlem yapılan A.Ü'nün ise olay tarihinde binbaşı rütbesiyle göre yaptığı ve olay yerine ilk ulaşan askeri birliğin komutanı olduğu belirlendi.
Yazıcıoğlu'nun ölümünün ardından 2011'de hazırlanan raporda, "kandaki karbonmonoksit oranının ölümden sonra da kendiliğinden artabileceği" şeklinde tespitte bulunan adli tıp uzmanları A.S.Ç, T.B. ve Y.A.Y. de hakkında adli işlem yapılan şüpheliler arasında yer aldı.
Şüphelilerden dönemin Göksun Kaymakamı C.D'nin, "olay günü arama kurtarma çalışmalarını kasten yanlış yönlendirilmesine göz yumduğu"na yönelik tespit de soruşturma dosyasına girdi.
Darbe hükümlüsü binbaşı da "şüpheli"
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla yer alan İ.D'nin, olay tarihinde Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yaptığı, Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düşmesinin ardından asılsız bilgi notları hazırlanmasını sağladığı ve bunların ilgili birimlere gönderilmesine izin verdiği belirlendi.
Hakkında gözaltı kararı verilenler arasında, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığındaki eylemleri nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan eski binbaşı T.G. de yer aldı. T.G'nin olay tarihinde jandarma arama kurtarma biriminde görevli olduğu tespit edildi.
Şüphelilerden H.T'nin olay tarihinde Kahramanmaraş Jandarma Komutan Yardımcısı olduğu, arama kurtarma faaliyetlerinden sorumlu olduğu ve arama kurtarma görevlilerini yanlış koordinatlara yönlendirdiği belirlendi.
Hakkında adli işlem yapılanlardan Ü.K. ve E.Ö'nün de olayı Ergenekon soruşturmasıyla ilişkilendirip ölüm olayının MİT ve Ergenekon tarafından yapılan suikast olduğu yönünde tanıklık yapmak suretiyle soruşturma dosyasınnın aydınlatılmasının önüne geçmeye çalıştığı ve FETÖ yararına hareket ettiği bildirildi.
Düşen helikopterin cihazlarını söken M.T. de hakkında adli işlem yapılanlar arasında yer aldı. FETÖ iltisaklı bir okulda öğretmenlik yaptığı belirlenen M.T'nin, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı'na suikast için Marmaris'e giden timdeki bir eski askerin de "mahrem imamı" olduğu tespit edildi.
Eski savcılar da şüpheliler arasında
FETÖ iltisakı nedeniyle kapatılan Zaman gazetesinin muhabiri ve olayla ilgili görüntü servis eden E.S. de hakkında adli işlem yapılanlar arasında yer aldı. Adli işlem yapılanlardan biri de "helikopterin silahlı bir cisim tarafından düşürüldüğü" yönünde ifade vererek yalan tanıklık yaptığı belirlenen E.Ç. oldu.
Eski savcılar Ö.Ş, Ö.D. ve Ş.G'nin de olaya ilişkin tanık ve gizli tanıkları yönlendirerek olayın asıl faillerini gizlemeye çalıştıkları belirlendi.
Öte yandan, eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı R.A. ile bazı eski üst düzey emniyet görevlisi de Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmanın ikinci dalga operasyonunda hakkında adli işlem başlatılanlar arasında yer aldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada şüphelilere "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek veya üye olmak" ile "tasarlayarak kasten öldürme" suçlamaları yöneltiliyor.
Adalet er ya da geç mutlaka tecelli edecektir
Yeni operasyonlarla ilgili açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek de şu ifadeleri kullandı:
"FETÖ/PDY faaliyetleri kapsamında tasarlayarak kasten öldürme suçuna iştirak ettikleri ve olayın açığa çıkarılmasını engellemek amacıyla çeşitli suçlar işledikleri değerlendirilen 47 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Ankara merkezli 16 ilde 45 adreste eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilmiş ve şu ana kadar 33 şüpheli gözaltına alınmıştır. 10 şüphelinin cezaevinde olduğu belirlenirken firari 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmektedir. Soruşturma kapsamında; arama-kurtarma çalışmalarının yanlış yönlendirilmesi, gerçeğe aykırı bilgi notları hazırlanması, tanık ve gizli tanıkların manipüle edilmesi ile maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellemeye yönelik eylemler tüm yönleriyle araştırılmaktadır. Bu tarihi soruşturmayı titizlikle yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, soruşturmayı destekleyen Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığımıza, sahada operasyonu başarıyla yürüten Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve süreçte emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Aradan geçen süre ne olursa olsun, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için soruşturmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Adalet er ya da geç mutlaka tecelli edecektir!"
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın!