EKONOMİ 03 Eylül 2026 Tunceli

Gülistan Doku soruşturması: Eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Kahraman'ın ifadesi ortaya çıktı

Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı emekli albay Ali Kahraman’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.

6 okunma 0 yorum
Gülistan Doku soruşturması: Eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Kahraman'ın ifadesi ortaya çıktı

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı emekli albay Ali Kahraman, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığında ifade verdi.

'176 kamera sistemi vardı'

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'le Tunceli’de tanıştıklarını ve Sonel’le gözaltına alındığı tarihe kadar zaman zaman iletişim kurduklarını belirten Kahraman, ifadesinde şu sözleri kullandı:

Tunceli'den çıktığımızda Elazığ istikametindeki Elmalık Karakolu'na gidinceye kadar hiçbir ölü nokta olmayacak şekilde tam hatırlamamakla birlikte 176 kamera sistemi vardı. Bu kameralar zumlama özelliğine sahipti. Ben oradayken bu kameraların hepsi faaldi, sorunsuz çalışıyordu. Tüm kameralar İl Jandarma Komutanlığı Harekat Merkezi'ndeki kamera odasından 24 saat nöbet esasına dayalı Asayiş Şube Müdürlüğü sorumluluğunda izlenebiliyordu, kendi veri tabanında arşivleniyordu. Sarı Saltuk Viyadüğü de hiçbir ölü noktanın olmadığı bu güzergah üzerindeydi. Ben Temmuz 2019'da ayrılana kadar bu kameraların faal halde çalıştığını biliyorum.

'O bölgede yanılmış olabilirim'

Sarı Saltuk Viyadüğü'nde kamera görüntüsü bulunmadığı ve Doku’ya ait görüntülere ulaşılamadığı yönündeki tespit sorulan Kahraman, şöyle konuştu:

Bütün kameraların ölü bölge olmayacak şekilde olduğunu söyledim ama o bölgede yanılmış olabilirim. Biz brifinglerimizde ölü bölge olmayacak şekilde kameralarımızı yerleştirdik diye söylüyorduk. Şu an ben de benim zamanımda da orada kamera olup olmadığına dair emin olamadım. Jandarma bölgesinin başlangıcı üniversite kavşağından sonra başlamaktadır. Dolayısıyla Sarı Saltuk Viyadüğü polis bölgesinde kalmaktadır. Benim fikrime göre de sizin söylediğiniz Sarı Saltuk Viyadüğü'nde de kesin kamera olması gerekmektedir. Burası şehrin tek giriş yeridir.

'Gülistan Doku'yla ilgili asla bir şey konuşulmadı'

Araçlarının 12.25 sıralarında Sarı Saltuk Viyadüğü'ndeki kamera görüntülerine yansıması ve eşi Burçin Hızlı Kahraman’ın saat 12.27’de Handan Sonel'le yaptığı görüşmeler de sorulan Kahraman, şu ifadeleri kullandı:

12.27'de eşim, Handan Sonel'i teşekkür etmek ve Tunceli'den ayrılıyoruz diye bilgi vermek için aradı ama telefon açılmadı. Ben, eşim ve kızlarım hiçbir yerde durmayarak yoldan hiç kimseyi almayarak, yolda hiç kimseyi görmeden, 12.55'te Pertek Vapur İskelesi'ne vardık. Daha sonra Handan Hanım telefonla döndüğünde Burçin kendisine teşekkür ederek Tunceli'den ayrıldığını bildirdi. Daha sonraki konuşmalarında da kadın dedikoduları yaptılar, kadınları çekiştirerek bir şeyler söylüyorlardı. Kendi özel işleri ve Tunceli ziyaretinde yaşadıkları ile ilgili konuşuyorlardı. Sizin düşündüğünüz gibi Gülistan Doku'yla ilgili asla bir şey konuşulmadı. Tamamen kadınların dedikodusu şeklinde görüşme oldu. Biz Gülistan Doku'yu arabamıza almadık, böyle bir eyleme asla katılmayız. Tuncay Sonel'in korucular üzerinde tahakküm kurabileceğini ve onları manipüle edebileceğini düşünüyorum çünkü öyle bir karakteri vardı, herkesi ikna edebilme, manipüle etme, algı yönetme hususlarında mahirdi.

'Benim de 3 kız evladım var'

Doku’nun kamera açısı dışında araca alındığı iddiaları da sorulan Kahraman, bunu kesin bir dille reddetti:

Jandarma teşkilatına 33 yıldır şan ve şerefle görev yapmış bir jandarma subayı olarak böyle bir şeyi asla yapmam. Benim de 3 kız evladım var. Böyle bir şey yapmak isteyenlerin de Allah belasını versin. Ben de bu olayların aydınlatılarak gerçeklerin ortaya çıkmasını, şerefsizlerin ceza almasını en az sizler kadar istiyorum.

'Sonel benimle hiçbir şekilde iletişime geçmedi'

Kahraman, Sonel’in Doku’nun sinyal bilgilerinin takibi konusunda kendisiyle iletişim kurmadığını belirterek şunları söyledi:

Tuncay Sonel, Gülistan Doku olayıyla ilgili benimle hiçbir şekilde iletişime geçmemiştir, bu konuyla ilgili herhangi bir talebi olmamıştır. Valilik makamına gelmiş birinin sinyal bilgilerinin istendiğinde yereldeki kolluk birimleri vasıtasıyla çok kısa süre içerisinde alınabileceğini bilmemesi mümkün değildir. Tuncay Sonel ile birlikte görev yaptığımız süre zarfında edindiğim, gördüğüm bilgilere göre de kendisi kafası çalışan ve mevzuata da hakim biriydi. Tuncay Sonel'in savunmasını açıkçası ben de inandırıcı bulmuyorum.

'Valinin oğlu silah taşırdı'

Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında da dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Kahraman, şu ifadeyi kullandı:

Babasının nüfuzunu her ortamda kullandığını duydum. Kendisi okula koruma pantolonu ve diğer zamanlarda koruma personellerinin yanında koruma kıyafetiyle dolaşırdı. Dolaşırken silah da taşırdı ancak taşıdığı silahın gerçek olup olmadığını bilmiyorum.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın!