Gıda israfının çarpıcı boyutu: Her yıl üretilen gıdanın üçte biri kayboluyor
29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü, gıdanın üretimden tüketime kadar geçen süreçte korunmasının önemini bir kez daha gündeme taşıyor. Dünya genelinde üretilen gıdanın önemli bir bölümü tüketilmeden kaybolurken milyonlarca insan açlıkla karşı karşıya kalıyor.
Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü, gıdanın üretiminden tüketimine kadar geçen süreçte ortaya çıkan kayıpların azaltılmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. 29 Eylül'de kutlanan gün, gıda kaynaklarının daha verimli kullanılmasının ve sürdürülebilir tarım-gıda sistemlerinin geliştirilmesinin önemini öne çıkarıyor. Dünya nüfusunun 8,2 milyara ulaştığı, 2050 yılına kadar ise 9,7 milyara yaklaşmasının beklendiği bir dönemde, yeterli ve besleyici gıdaya erişimin sağlanması giderek daha önemli hale geliyor. Gıda kaybı ve israfının önlenmesi; doğal kaynakların ve biyoçeşitliliğin korunması, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve üretilen gıdanın daha verimli kullanılması açısından önem taşıyor.
Dünyada üretilen gıdanın önemli bölümü tüketilmeden kayboluyor
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, küresel ölçekte üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 13'ü hasat sonrasında, perakende satış noktalarına ulaşmadan önce kaybediliyor.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) raporuna göre ise tüketicilere sunulan gıdanın yüzde 19'u, başka bir ifadeyle yaklaşık 1,05 milyar ton gıda, perakende satış noktalarında, yemek hizmeti sektöründe ve evlerde israf ediliyor. UNEP verilerine göre gıda israfının yüzde 60'ı evlerde, yüzde 28'i yemek hizmeti sektöründe, yüzde 12'si ise perakende sektöründe gerçekleşiyor.
Milyonlarca insan açlıkla mücadele ederken gıda israfı sürüyor
Gıda kaybı ve israfının boyutu, dünyada açlık ve gıda güvensizliği yaşayan nüfusun büyüklüğüyle birlikte değerlendirildiğinde daha belirgin hale geliyor. FAO'nun 2026 yılında yayımladığı verilere göre, 2025'te dünya genelinde 608 ila 696 milyon kişinin açlık çektiği tahmin ediliyor. Bu sayı, küresel nüfusun yüzde 7,4 ila 8,5'ine karşılık geliyor. Aynı dönemde yaklaşık 2,1 milyar insanın orta veya şiddetli düzeyde gıda güvensizliği yaşadığı belirtiliyor. Sağlıklı beslenmeye erişim de küresel ölçekte önemli sorunlardan biri olmayı sürdürüyor. FAO verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 2,69 milyar kişi, yani nüfusun yüzde 32,7'si, sağlıklı bir beslenmenin maliyetini karşılayamıyor.
Gıda israfı çevresel ve ekonomik kayıplara yol açıyor
Tüketilmeden kaybolan gıdalar yalnızca beslenme kaynaklarının boşa gitmesine neden olmuyor. Gıdaların üretimi, taşınması, işlenmesi ve saklanması sırasında kullanılan su, enerji ve arazi kaynakları da israf edilmiş oluyor. FAO verilerine göre tüketilmeyen gıdaların yetiştirilmesi için dünya tarım arazilerinin yüzde 28'i kullanılıyor. Bu alanın yaklaşık 1,4 milyar hektara ulaştığı belirtiliyor. Gıda kaybı ve israfı, küresel sera gazı emisyonlarının da yaklaşık yüzde 10'una katkıda bulunuyor. Bu nedenle gıda israfının azaltılması, doğal kaynakların korunmasının yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadele açısından da önem taşıyor. Sorunun ekonomik boyutu da dikkat çekiyor. FAO, gıda kaybının gıda değerinde yılda yaklaşık 400 milyar dolarlık kayba neden olduğunu belirtirken UNEP, gıda israfının her yıl 1 trilyon dolardan fazla değerde gıdanın çöpe atılmasıyla sonuçlandığını bildiriyor.
Türkiye'de en fazla taze meyve, sebze ve ekmek israf ediliyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de hanelerde en fazla israf edilen gıda grubu taze meyve ve sebzeler oldu. Geçen yıl bu ürünlerin israf edilme oranı yüzde 39,7 olarak kaydedildi. Taze meyve ve sebzeleri yüzde 32,5 ile ekmek, yüzde 15,1 ile süt ve süt ürünleri izledi. Kuru bakliyatın israf edilme oranı yüzde 5,9 olurken makarna ile et ve et ürünlerinde bu oran ayrı ayrı yüzde 2,7 olarak belirlendi. Gıdaların çöpe atılma nedenleri incelendiğinde ise ilk sırada bozulma yer aldı. TÜİK verilerine göre tüketicilerin yüzde 74,4'ü gıdaları bozulduğu için çöpe attığını belirtti. Son kullanma tarihinin geçmesi yüzde 12,1, fazla satın alma veya fazla pişirme ise yüzde 6,3 oranında bildirilen diğer nedenler oldu.
Gıda kaybı ve israfının azaltılması, hem gıda kaynaklarının daha verimli kullanılmasına hem de çevresel ve ekonomik kayıpların önlenmesine katkı sağlıyor. Uzmanlaşmış tarım-gıda sistemlerinin geliştirilmesi ve tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, sürdürülebilir gıda güvenliğinin sağlanmasında önem taşıyor.
Hazırlayanlar: Başak Koçak - Feride Aka
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın!