Emlak zenginini 'dana devirenle' öldürdükleri ortaya çıktı: Oğlu itiraf etti
Eski eşinin evinde ölü bulunan emlak zengini adamın, eski eşi ve çocuklarının da içinde bulunduğu bir planla öldürüldüğü ortaya çıktı. Adli Tıp Kurumu, 44 yaşındaki adamın 'dana deviren' diye bilinen veterinerin kullandığı ilaçla zehirlendiğini tespit etti.
İş insanı Ramazan Arıkan'ın şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada oğlunun itirafları ortaya çıktı. Babasının yemeğine veterinerlerin kullandığı ve 'dana deviren' olarak bilinen ilacı kattıklarını anlatan oğul, babasının ölmemesi üzerine ilacı kalbine de enjekte ettiklerini anlattı.
Ölümü şüpheli bulundu, Adli Tıp Kurumu raporu gerçeği ortaya koydu
Hürriyet'in haberine göre, 44 yaşındaki emlak zengini iş insanı Ramazan Arıkan, 16 Kasım 2025 tarihinde eski eşi Sultan Seki’nin evinde kızı tarafından ölü bulundu. Arıkan’ın ailesi 'kalp krizi geçirdiğini' söylerken başlatılan soruşturma kapsamında incelenen kamera görüntüleri ve Adli Tıp Kurumu’ndan alınan ön rapor, ölümün doğal yollarla gerçekleşmediğini gözler önüne serdi.
Dana deviren çıktı
Raporda Arıkan'ın ölümünün hayvanlar için yatıştırıcı, kas gevşetici ve sakinleştirici olarak kullanılan, insanlar tarafından yüksek dozda alındığında ise kalbin durmasına yol açan ve halk arasında ‘dana deviren’ diye bilinen bir maddeyle zehirlenme sonucu meydana geldiği tespit edildi. Arıkan ailesinin avukatı şüphelilerin tutuklanması talebinde bulundu.
Eski eş ve iki çocuğu tutuklandı
Olay gününe ilişkin kamera kayıtları Müge Anlı’nın sunduğu programda yayınlandıktan sonra Mustafa Ünal, Sultan Seki, Ertan Ede ve Batuhan Arıkan’ın tutuklanmasına karar verilirken; diğer 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheli ölümle ilgili olarak Arıkan’ın kızı Hacer Sude (20), oğlu Batuhan (16), eski eşi Sultan Seki (40), Seki ile gönül ilişkisi olduğu belirlenen TIR şoförü Mustafa Ünal (42), söz konusu ilacın temin edilmesinde şüphelilere yardım ettiği iddia edilen ve GATA’da temizlik görevlisi olduğunu belirten Ertan Ede, avukat Özge T. ile olaydan sonra aileye yardım ettiği öne sürülen Teslim Ç. hakkında Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açtı. İddianamede şüpheli Mustafa Ünal hakkında ‘tasarlayarak kasten öldürme’, eski eş Sultan Seki hakkında ‘tasarlayarak eski eşe karşı kasten öldürme’, maktulün çocukları Batuhan ve Sude Arıkan hakkında ise ‘tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
16 yaşındaki oğlu itiraf etti
İddianameye göre, Ramazan Arıkan 2023 yılında Sultan Seki'de boşandı. Seki, boşandıktan sonra aynı zamanda akrabası olan TIR şoförü Mustafa Ünal ile gönül ilişkisi yaşamaya başladı. Sultan Seki ve Mustafa Ünal, yanlarında Batuhan Arıkan’ın bulunduğu sırada Ramazan Arıkan’ı öldürme kararı alarak plan yaptı. Cinayet planı, Ünal’a ait TIR’da kurgulandı.
Şırıngayı kalbine sapladı diye anlattı
Olay günü de, Sultan Seki, Batuhan, baba Ramazan Arıkan ve Mustafa Ünal piknik yapmaya karar verdi. Piknikte babasının içeceğine ve yiyeceğine Ünal'ın ilaç enjekte ettiğini anlatan Batuhan Arıkan ifadesinde şunları anlattı:
"Ben babamın zehirli ayranı içtiğini gördüm ama bana, kardeşlerime ve anneme şiddet uygulaması ve geçmişte bana karşı yaptıkları sebebiyle içmesine engel olmadım. Zehir katılmış koladan da bir miktar içti ve yarı baygın yere yattı. Bunun üzerine babamı eve götürdük. Mustafa evde babama yine ilaçlı su içirdi. Cebindeki şırıngayı tekrar çıkardı. Bana, ‘Öldüğünden emin olalım, kalbine ilaç basacağım, kollarından tut’ dedi. Ben de ona ‘Babam beni zorla sanayiye gönderiyor, tekrar sanayiye gitmek istemiyorum, beni kırbaçlayıp dövüyorlar’ dedim ve babamın kollarından tuttum. Mustafa da şırıngayı kalbine sapladı ve içindeki ilacın bir kısmını boşalttı. Yaklaşık 1-2 dakika sonra kalbini kontrol etti, attığını görünce şırıngayı tekrar sapladı ve yine ilacın bir kısmını boşalttı. 1-2 dakika sonra da kalçasına saplayarak ilacın tamamını bitirdi.
Hallettik anneanne
Olaydan sonra anneannem, ‘Ne yaptınız, hallettiniz mi?’ diye sordu. Ben de ‘Hallettik anneanne’ dedim. Olaydan sonraki tarihlerde yaptığımız telefon görüşmelerinde de bana, ‘Oğlum korkma, bir şey çıkmaz. Telaşlanma, senlik bir durum yok’ diyordu.”
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın!